Davos 2026: Küresel Gündem Değişirken,Türk Diasporasının Gücü Görünür mü?
- Fersun Önen AKYÜZ

- Jan 24
- 6 min read
By Fersun Önen AKYÜZ , Co-founder, Bold Future Global
Yirmi yıldır uluslararası ticaret, lojistik ve iş geliştirme alanında çalışıyorum. Bu süre zarfında Türk profesyonellerin, girişimcilerin ve araştırmacıların dünya çapında dağılmış ama genellikle birbirinden kopuk olduğunu defalarca gördüm. Yüksek vasıflı, yetenekli insanlar — ama çoğu zaman yalnız, tanınmamış ve kolektif bir güç olarak harekete geçmemiş.
Bu yıl Davos’u her zamankinden daha yakından takip ettim. Çünkü içimde bir his vardı: Küresel ekonomik ve sosyal gündem yeniden yazılıyor. Ve bu yeniden yazılma sürecinde masada olmayanlar, menüde olacak.
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin sözleri aklıma takıldı: “Güçsüzlerin gücü.” Etki artık büyüklükten değil, ortaya çıkmaktan, sesini yükseltmekten ve ittifaklar kurmaktan geliyor.
Türk diasporası için bu ne anlama geliyor? Ve daha önemlisi: Biz bu tartışmalarda görünür müyüz?
Davos 2026’nın Beş Temel Sorusu — ve Benim Sorularım
Davos 2026, beş küresel sorun etrafında yapılandırılmıştı:
Daha çatışmalı bir dünyada nasıl işbirliği yapacağız?
Yeni büyüme kaynaklarını nasıl açığa çıkaracağız?
İnsana nasıl daha iyi yatırım yapacağız?
İnovasyonu ölçekte ve sorumlu şekilde nasıl hayata geçireceğiz?
Gezegen sınırları içinde refah nasıl inşa edeceğiz?
Her birini izlerken kendime şunu sordum: “Türk diasporası bu tartışmalara ne katkı sunabilir? Ve katkı sunabilmek için hangi yapısal değişikliklere ihtiyacımız var?”
Kendi deneyimlerimden ve Bold Future Global’ı kurarken gözlemlediklerimden yola çıkarak, bu soruları somutlaştırmaya çalışacağım.
1. Parçalı Dünyada İşbirliği: Diasporanın Görünmeyen Avantajı
Davos’tan Mesaj:
Küresel işbirliği artık garantili değil. Tek tip küreselleşme yerini güvene dayalı, küçük, esnek, somut sonuç üreten koalisyonlara bırakıyor.
Benim Gözlemim:
Yıllarca uluslararası ticarette çalışırken şunu net gördüm: Çoğu anlaşma, teknik mükemmellikle değil, güven ve kültürel anlayışla yapılıyor.
Türk diasporası — milyonlarca Türk kökenli profesyonel, girişimci, akademisyen — dünya çapında dağılmış durumda. Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya. Çoğumuz birden fazla sistem arasında hareket ediyoruz: Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, ABD… Bu bizim için teorik değil, günlük gerçek.
Uzun süre bu “dağınıklık” olarak görüldü. Oysa şimdi bu bir varlık.
Türk Diasporasının Gözden Kaçan Gücü:
Binlerce yüksek vasıflı Türk inovatörü dünya çapında kariyer ve şirket kuruyor. Ama çoğu zaman yalnız, parçalı ve kolektif bir güç olarak tanınmadan.
Peki bu güç nasıl harekete geçirilebilir?
Benim deneyimim şu: Yalnızca “networküler kuruyoruz” demek yetmiyor. Asıl iş, soyutu somuta dönüştürmek.
Bir Türk biotech startup’ını Malta’daki bir AB fonuyla, Almanya’daki bir kurumsal ortakla, Londra’daki bir yatırımcıyla tanıştırmak yeterli değil. Gerçek iş: Başvuru dosyasını hazırlamak, fon stratejisini çizmek, ortak proje geliştirmek.
Matchmaking’i ortak Ar-Ge projelerine, fon başvurularına, ölçeklenebilir iş modellerine dönüştürmek.
Bold Future Global’ı kurarken tam da bunu yapmaya karar verdik: Türk inovasyon diasporasını kolektif bir güce dönüştüren, pratik, sonuç odaklı yapılar inşa etmek.
2. Büyümenin Yeniden Tanımı: Ekosistemler, Sermayeden Daha Önemli
Davos’tan Mesaj:
Büyüme artık GSYİH rakamlarıyla değil, kapasite olarak ele alınıyor. Sermaye daha temkinli, yetenek hareketli ve seçici. Büyüme artık sermayeyi değil, ekosistemleri takip ediyor.
Benim Gözlemim:
Logistics ve supply chain management alanında yıllarca çalıştım. Bir şeyi çok net öğrendim: En iyi ürün bile, doğru ekosistemde değilse başarısız olur.
Türk girişimciler — özellikle yapay zeka, ileri imalat, enerji dönüşümü, dijital platformlarda — teknik olarak mükemmel ürünler geliştiriyor. Ama çoğu zaman sistemleri anlayamadıkları, doğru networklere erişemedikleri, düzenleyici ortamları okuyamadıkları için ölçeklenemiyor.
Teknik mükemmellik tek başına yetmiyor. Sosyal gerçeklik, pazar dinamikleri, düzenleyici çerçeveler, kullanıcı davranışları — bunları entegre edemeyen inovasyon, ölçeklenemiyor.
Bu yüzden Bold Future Global’da holistik bir yaklaşım benimsedik: Derin teknoloji ve ticarileştirme ekseninde, ama teknik bilimle sosyal bilimleri bir araya getirerek.
Teknoloji toplumu şekillendirir — ama toplum da teknolojiyi şekillendirir.
İnovasyon ancak bu ikisi yan yana ilerlediğinde sürdürülebilir oluyor.
Ne Yapmamız Gerekiyor?
Türk girişimcilerin soyut bilimsel çalışmalarını ve fikir aşamasındaki buluşlarını somut ticari işbirliklerine dönüştürecek yapılara yatırım yapmak.
Ekosistemler inşa etmek — sadece sermaye sağlamak değil.
3. İnsana Yatırım: “Beyin Göçü”nden “Beyin Dolaşımı”na
Davos’tan Mesaj:
Artık “beyin göçü” değil, “beyin dolaşımı” konuşuluyor. Yüksek vasıflı profesyoneller “kaybedilmiş yetenek” değil — dağıtılmış kapasite olarak görülüyor.
Eskiden “yumuşak inisiyatifler” denilen mentorluk, topluluk platformları, sınır ötesi işbirliği — şimdi altyapı olarak konuşuluyor: Gerekli, yatırılabilir, stratejik.
Benim Gözlemim:
Uluslararası iş dünyasında çalışırken yüzlerce Türk profesyonelle tanıştım. Çoğu son derece vasıflı, yüksek pozisyonlarda, etkileyici projelerde çalışıyorlar. Ama genellikle yalnızlar.
Mentorluk isteyen Türk girişimciler var, ama mentorları bilmiyorlar. Ar-Ge projeleri arayan akademisyenler var, ama doğru ortakları bulamıyorlar. Yatırım arayan startuplar var, ama diasporadaki yatırımcılarla bağlantıları yok.
Problem yetenek eksikliği değil — koordinasyon eksikliği.
Bold Future Global’ı kurarken tam da bunu hedefledik: Dağılmış kapasiteyi aktif, mobilize edilebilir, yatırılabilir bir güce dönüştürmek.
Mesela Malta’da bir Türk araştırmacı, Berlin’deki bir yatırımcı, İstanbul’daki bir corporate — üçünü bir Horizon Europe projesi etrafında bir araya getiriyoruz. Bu sadece networking değil — somut, fonlanabilir, ölçeklenebilir işbirliği.
Ne Yapmamız Gerekiyor?
Türk inovasyon ve girişimcilik diasporasını güçlendirecek yapısal platformlar kurmak. Bireysel başarı hikayeleriyle kolektif kapasiteyi aynı anda büyütmek.
Bu artık “iyi niyet projesi” değil — stratejik öncelik.
4. Ölçekte İnovasyon: Sorumluluk Sonradan Eklenen Değil, Baştan İnşa Edilen Olmalı
Davos’tan Mesaj:
Yapay zeka ve sınır teknolojileri her yerdeydi. Ama ton farklıydı: Daha az heyecan, daha fazla ihtiyat.
“Yönetişim olmadan inovasyon ölçeklenmiyor — kırılıyor.”
Sorumlu yapay zeka, açıklanabilirlik, kapsayıcılık ve güven artık yatırım kararlarının merkezinde.
Benim Gözlemim:
Logistics ve supply chain’de çalışırken şunu defalarca gördüm: Teknik olarak mükemmel sistemler, sosyal, etik ve düzenleyici gerçeklikleri göz ardı ettiklerinde çöküyor.
Türk girişimciler teknik olarak çok güçlü — ama çoğu zaman sosyal dinamikleri, kullanıcı davranışlarını, düzenleyici ortamları, etik riskleri entegre etmekte zorlanıyorlar.
Birçok startup teknolojisi zayıf olduğu için değil, sosyal, davranışsal ve düzenleyici
gerçeklikleri hafife aldığı için başarısız oluyor.
Bold Future Global’da bu yüzden teknik bilim ve sosyal bilim entegrasyonunu merkeze koyduk. Çünkü sürdürülebilir inovasyon ancak ikisi yan yana ilerlediğinde mümkün.
AB düzenleyici beklentilerini ve gelişmekte olan pazar gerçeklerini birden anlayan diaspora liderliğindeki ekipler, sınır ötesi dolaşabilen, sorumlu çözümler üretmek için ideal konumda.
Ne Yapmamız Gerekiyor?
İnovasyonda cesaret olmalı, ama sorumluluk da olmalı. İkisini birlikte kurabilen Türk girişimciler, düzenleyici belirsizliğin arttığı bir dönemde büyük avantaja sahip.
Yönetişim sonradan eklenen değil, baştan inşa edilen olmalı.
5. Gezegen Sınırları İçinde Refah: Sürdürülebilirlik Artık “Ek Kriter” Değil
Davos’tan Mesaj:
Sürdürülebilirlik artık paralel bir tartışma değil. Ekonomik tartışmanın ta kendisi.
Doğa-pozitif büyüme, döngüsel ekonomi modelleri ve iklim direnci artık kısıt değil, rekabet gücünün kaynağı.
Benim Gözlemim:
Logistics ve shipping sektörü son 10 yılda dramatik bir dönüşüm geçirdi. Sürdürülebilir taşımacılık, karbon ayak izi, döngüsel tedarik zincirleri — bunlar artık “güzel sözler” değil, müşteri talepleri ve düzenleyici zorunluluklar.
Türkiye’nin öncelikleriyle de doğrudan örtüşüyor: Yeşil dönüşüm, sürdürülebilir imalat, enerji verimliliği, lojistik.
Diaspora yatırımcıları ve iş liderleri burada gerçek bir rol oynayabilir — küresel uygulamaları getirerek, etki odaklı yatırımları yapılandırarak ve Türk şirketlerini ESG uyumlu değer zincirlerine bağlayarak.
Bold Future Global’da bunu çok ciddiye alıyoruz. Sosyal girişim modelimiz gereği, gelirlerimizin %50’sinden fazlasını erken aşama, etki odaklı kuruculara yeniden yatırıyoruz. Bu sadece iyi niyet değil — ekosisteme uzun vadeli değer katmak için yapısal bir seçim.
Ne Yapmamız Gerekiyor?
Gezegenin sınırları içinde büyümek artık isteğe bağlı değil. Türk diasporasının bu dönüşümü ticarileştirebilir ortaklıklara çevirme kapasitesi var — ama erken ve kararlı hareket etmemiz lazım.
“Masada Olmayanlar, Menüdedir”: Bu Sadece Ülkeler İçin Değil
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Davos’taki sözü aklımdan çıkmıyor: “Güçsüzlerin gücü.”
Mesaj çok netti: “Masada değilseniz, menüdesiniz.”
Bu sadece ülkeler için değil. Şirketler, topluluklar, diasporalar için de geçerli.
Bugün etki, büyüklükten ziyade: Ortaya çıkmak, sesini yükseltmek ve ittifaklar kurmak.
Peki Biz Ne Yapıyoruz? Sosyal Girişim Modeli ve Holistic Yenilik
Bold Future Global’ı kurarken şu soruyu sorduk: “Türk inovasyon diasporasını masaya nasıl oturtabiliriz?”
Ve şu cevabı bulduk:
1. Soyutu Somuta Dönüştürmek
Bilimsel çıktıları küresel pazarlara taşımak sadece “fikir satmak” değil
Fikir aşamasındaki buluşları ticarileştirebilir iş modellerine, fonlanabilir projelere dönüştürmek
2. Ekosistem İnşa Etmek
Girişimciler, yatırımcılar, akademisyenler, kurumsal ortaklar arasında uzun vadeli işbirlikleri
Ortak Ar-Ge projeleri, fon başvuruları, hızlandırıcı programlar
3. Holistik İnovasyon: Teknik + Sosyal Bilim
Teknoloji toplumu şekillendirir — ama toplum da teknolojiyi şekillendirir
Sürdürülebilir inovasyon, teknik mükemmellik ve sosyal anlayışın yan yana ilerlemesini gerektirir
Pazar dinamiklerini, kullanıcı davranışlarını, düzenleyici çerçeveleri, etik riskleri entegre etmek
4. Diasporayı Harekete Geçirmek
“Dağılmış kapasite”yi aktif, yatırılabilir güce dönüştürmek
Bireysel başarıları kolektif güce çevirmek
5. Sosyal Girişim Modeli
Gelirlerimizin %50’sinden fazlasını erken aşama, etki odaklı kuruculara yeniden yatırıyoruz
Uzun vadeli ekosistem değeri için tasarlandık — kısa vadeli programlar değil
6. Küresel İlk Diaspora Modeli
Geri dönüş programı değiliz
Genel bir hızlandırıcı değiliz
Türk yeteneği nerede olursa olsun güçlendiren, küresel bir platform
Sonuç: Gelecek, Masada Olanlara Aittir
Davos 2026 bana bir şeyi çok net gösterdi: Küresel gündemler yeniden yazılıyor — ve hızla yazılıyor.
Türk iş topluluğu ve diasporası için bu kenarda seyretme zamanı değil.
Erken ve kararlı adım atma, kolektif organize olma, açık ve kendinden emin konuşma zamanı.
Yirmi yıldır uluslararası iş dünyasında çalışıyorum. Şunu net gördüm: Yetenek her yerde var. Ama koordinasyon, yapı ve kolektif hareket yok.
Bold Future Global’ı tam da bu yüzden kurduk: Türk inovasyon diasporasını kolektif bir güce dönüştürmek için.
Birlikten küresel güç doğar — ama bu güç kendiliğinden çıkmıyor. İnşa edilmesi gerekiyor.
Ve inşa etmek için masada olmamız gerekiyor.
Siz de bu masada yer alacak mısınız?
İletişim:
Yazar Hakkında
Fersun Önen AKYÜZ, 20 yılı aşkın denizcilik, lojistik ve uluslararası ticaret deneyimine sahiptir. Bold Future Global’ın kurucu ortağı olarak, küresel Türk inovatörlerinin fonlamaya erişmesini, girişimlerini ölçeklendirmesini ve etki yaratmasını sağlıyor — beyin göçünü beyin kazancına dönüştürüyor.


Comments