top of page

Should I Stay or Should I Go? (TR)

Malta'nın Ekonomik Pusulası 2026'dan İzlenimlerim

Burçe Dündar Öztürk, Kurucu Ortak ve İcra Direktörü, Bold Future Global


Malta'da yaşayan ve çalışan bir yabancı olarak, geçtiğimiz günlerde Malta Ticaret Odası'nın ev sahipliğinde düzenlenen Malta'nın Ekonomik Pusulası 2026 etkinliğine katılma fırsatı buldum. Aşağıda okuyacaklarınız, dışarıdan bakan birinin - bu küçük ama son derece dinamik adayı şekillendiren ekonomik tartışmaları anlamaya çalışan bir "yabancının" - izlenimleri. Tüm cevaplara sahip olduğumu iddia etmiyorum, ancak “Bold Future Global” perspektifinden ve inovasyon ekosistemlerini birbirine bağlama misyonumuz çerçevesinde, genişletilmiş iş birliği için muazzam bir alan görüyorum. Duyduklarımı ve nasıl yorumladığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.


Oda'nın Uyarı Çağrısı


Malta Ticaret Odası'nın açılış mesajı çarpıcı ve netti: "Business as usual” artık yeterli değil. Bu benim gözlemim değildi - etkinliğin tamamına hâkim olan ana tezdi ve Oda tarafından kararlılıkla dile getirildi.


Malta Ticaret Odası Başkanı William Spiteri Bailey durumu açıkça ortaya koydu: Malta, AB'de kilometre kare başına en yüksek GSYİH'ye sahip. Etkileyici, kesinlikle. Ancak vurguladığı gibi, başarının da sınırları var. Daha fazla insan, daha fazla bina, altyapı üzerinde daha fazla baskı - Malta bir nevi nicelik oyunu oynuyor ve artık kale surlarını aşmaya yaklaşıyor. Başkan, odak noktasının artık verimlilik, inovasyon ve kaliteye kayması gerektiğini savundu.


Beni etkileyen demografik gerçek şuydu: Malta yılda yaklaşık 10.000 yeni iş yaratırken, yılda sadece 4.000 doğum gerçekleşiyor. Üçüncü ülke vatandaşlarına olan yoğun bağımlılık sadece bir politika tercihi değil - ekonomik bir zorunluluk haline gelmiş. Oda, mevcut haliyle geçici işgücü göçünün sürdürülebilir olmadığını belirtti. "Gelsinler, çalışsınlar, gitsinler" modeli çatırdıyor. Ya gelmezlerse? Ya gitmeyi reddederlerse?


Bunları dinlerken aklıma The Clash'in klasik sorusu geldi: "Should I Stay or Should I Go” (“Kalmalı mı gitmeli mi?"). Bu sorunun, Malta'daki üçüncü ülke vatandaşlarının kendilerine sorduğu - ve Malta'nın da gelecekteki işgücü stratejisi hakkında düşünmesi gereken - mükemmel bir çerçeve olduğunu fark ettim.


Kendim de üçüncü ülke vatandaşı olan biri olarak, bu tartışmayı hem rahatsız edici hem de gerekli buldum. Uygun sosyal uyum programları, yeterli konut planlaması, işlevsel yol altyapısı ve duyarlı belediye hizmetleri olmadan Malta, güçlendirilmesi gereken temeller üzerine bir ekonomi inşa ediyor.


Rakamlar: Güçlü Yanlar ve Gölgeler


Bank of Valletta'dan Malcolm Bray, dikkat edilmesi gereken ekonomik bağlamı sundu. Malta'nın GSYİH'si sürdürülebilir şekilde büyüyor; ekonomi olağanüstü hızlı bir tempoda genişledi. Malta, AB’nin kişi başına GSYİH seviyelerinin üzerinde. Sadece alan burada muazzam zenginlik üretiyor - bu da emlak fiyatlarının neden göz yaşartıcı seviyelere ulaştığını açıklıyor. (İlginç bir şekilde, Malta'nın ABD ile ticaretinin diğer AB ülkeleri ile karşılaştırıldığına en düşük seviyede olduğunu da belirtti - belki de bu bir fırsat temsil ediyor.)


Ancak işin bir de gölge tarafı var ve bir o kadar önemli: Malta'nın Ar-Ge harcaması Avrupa'nın en düşükleri arasında. İnovasyon ekosistemi büyük ölçüde Malta Üniversitesi ve bir avuç üst düzey şirketle sınırlı kalıyor. AB, Malta'yı "orta düzey yenilikçi" olarak sınıflandırıyor - ve AB ortalamalarıyla karşılaştırıldığında teknoloji performansında Malta önemli ölçüde geride kalıyor.


Kültürel açıdan önemli olsa da aile şirketlerine olan yoğun bağımlılık, ekosistem çeşitliliğini sınırlıyor. Oda'nın mesajı açıktı: Malta reaktif değil, proaktif olmalı. Demografiye tutarlı ve dürüst bir yaklaşım, beceri ve teknolojiye yatırım, geliştirilmiş yönetişim ve uzun vadeli stratejik düşünce gerekiyor.


Fırsatı Nerede Görüyorum: Türkiye Bağlantısı


İşte burada gözlemcilikten savunuculuğa geçiyorum - ve “Bold Future Global”'ın misyonu devreye giriyor.


Türkiye, ekonomistlerin "itici faktör" dediği şeyi yaşıyor. Yeni bir Türk diasporası ortaya çıkıyor: teşviklerin ve fırsatların uyumlu olduğu yerlerde sunmaya, iş birliği yapmaya ve genişlemeye hazır, yüksek nitelikli profesyoneller, yenilikçi şirketler ve parlak fikirlere sahip girişimciler… Malta, doğru yaklaşımla güçlü bir mıknatıs etkisi yaratabilir.


Temeller zaten mevcut ve güçleniyor:


  • TÜBİTAK-Xjenza Malta Ortak Çağrıları beş yıldır devam ediyor; su yönetimi, akıllı üretim, sağlık teknolojileri (MedTech dahil) ve havacılık alanlarında ortak Ar-Ge projelerini destekliyor—dijital teknolojiler kesişen tema olarak yer alıyor. Xjenza Malta bu program için fonlamasını iki katına çıkardı.


  • Malta Ticaret Odası tarafından yakın zamanda onaylanan Malta-Türkiye İş Konseyi, aktif olarak ekonomik köprüler kuruyor. Türk şirketleri Malta'nın inşaat sektöründe yeteneklerini zaten kanıtladı ve imalat, ticaret ve daha geniş yatırım alanlarına genişliyor.


  • Malta'nın stratejik konumu - AB üyesi, İngilizce konuşan, Akdeniz'de, yerleşik inovasyon çerçevelerine sahip olması- ülkeyi Avrupa pazarına erişim arayan Türk işletmeleri için cazip kılıyor.


Malta'nın Vizyon 2050 belgesi dayanıklılık, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve yüksek katma değerli bir ekonomiye dönüşümden bahsediyor. Öncelikli sektörleri belirliyor: FinTech, dijital endüstriler, yüksek teknolojili üretim, ilaç Ar-Ge'si, havacılık ve mavi ekonomi. Türkiye tam da bu alanlarda derinliğe ve yeteneğe sahip.


İnandığım şu: Malta'nın taze kana, yeni girişimlere, yeni fonlara ve sadece sermaye değil, bilgi ve inovasyon kapasitesi getiren doğrudan yabancı yatırıma ihtiyacı var. Türk girişimciler ve araştırmacıların aradığı şey çalışacak herhangi bir yer değil, fikirlerinin kök salıp büyüyebileceği ortaklar, iş birlikçiler ve ekosistemler. “Bold Future Global” gibi kuruluşlar, Malta'nın inovasyon manzarasındaki boşlukları tespit etmeye ve bunları doldurmaya hazır Türk kapasitesiyle buluşturmaya yardımcı olabilir.


Malta'nın 2050 Vizyonu İçin İyi Bir İş Birlikçi


Açıkça söyleyeyim: Türkiye'nin Malta'nın uzun vadeli hedefleri için mükemmel bir iş birlikçi olabileceğine inanıyorum. İkili ilişki ivme kazanmış durumda. Kurumsal çerçeveler mevcut. İnsan sermayesi hazır.


Şimdi gereken niyet göstergesi - Malta Enterprise'dan, inovasyon ajanslarından, iş konseylerinden ve eşleştirme işini yapmaya istekli köprü kuruculardan.


Malta'nın ileriye giden yolu "orta düzey yenilikçi" statüsünün ötesine geçmeyi gerektiriyor. Ekosistemi çeşitlendirmeyi, kaliteli yatırım çekmeyi ve gerçek ortaklıklar kurmayı gerektiriyor. Bir sonraki adımlarını düşünen Türk profesyoneller, yenilikçiler ve şirketler için Malta ciddi bir değerlendirmeyi hak ediyor.


Ya Malta? Belki de "Kalmalı mı gitmeli mi?" sorusunun cevabı ya/ya da değildir. Belki de şudur: "Birlikte büyüyelim."


İletişim:


Yazar Hakkında

Burçe Dündar Öztürk, Bold Future Global’in Kurucu Ortağı ve Genel Müdürüdür. Hukuk geçmişine ve göç ve uluslararası kalkınma alanında 27 yılı aşkın uzmanlığa sahiptir. AB ve BM için büyük ölçekli, yüksek bütçeli ve teknik olarak karmaşık programlar yönetmiştir. Şu anda biyoteknoloji alanında hukuki danışmanlık vermekte, her zaman sosyal etkiye odaklanmakta ve Türk yenilikçilerin küresel değişim yaratmalarını sağlama konusunda tutkulu.


Bold Future Global, Türkiye ve Malta arasında inovasyon ekosistemlerini birbirine bağlar. Harika fikirlerin sınır tanımadığına inanıyoruz—sadece doğru bağlantılara ihtiyaçları var.


Comments


bottom of page